Tarihte Bugün Josef Stalin: Kanlı Bir Diktatörün Sonu


Josef Stalin (asıl adı Yosif Visaryonoviç Cugaşvili), 18 Aralık 1878’de Gürcistan’ın Gori kasabasında doğdu. Küçük yaşlardan itibaren katı bir çevrede yetişen Stalin, Bolşevik hareketin içine girerek zamanla Sovyetler Birliği’nin en güçlü liderlerinden biri haline geldi. Ancak iktidarı boyunca uyguladığı baskıcı politikalar ve insanlık dışı yönetimi, onu tarihin en kanlı diktatörlerinden biri haline getirdi. Stalin, 5 Mart 1953’te öldü, ancak ardında korku, terör ve milyonlarca insanın hayatını kaybettiği bir rejim bıraktı. Tarihe adını bu şekilde yazdırdı.
Josef Stalin ve Büyük Temizlik Dönemi
Stalin, 1924’te Lenin’in ölümünün ardından iktidarı ele geçirdi ve zamanla Sovyetler Birliği’ni tam anlamıyla bir polis devletine dönüştürdü. 1936-1938 yılları arasında Büyük Temizlik olarak bilinen tasfiye hareketinde yüz binlerce insan idam edildi, milyonlarcası sürgüne gönderildi veya çalışma kamplarında (Gulag) öldü. Stalin, kendi çevresindeki en yakın isimleri bile “hain” olarak damgalayıp ortadan kaldırdı.
Josef Stalin ve Holodomor Felaketi
Stalin, 1932-1933 yıllarında zorla kolektivizasyon politikalarını uygulayarak Ukrayna’da büyük bir kıtlığa sebep oldu. Holodomor olarak bilinen bu kıtlık, milyonlarca insanın açlıktan ölmesine neden oldu. Günümüzde birçok tarihçi, Josef Stalin’in bu politikalarını bilinçli bir soykırım olarak değerlendiriyor.
Kırım Türklerine Yaptığı Soykırım: 1944 Sürgünü
Stalin, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türkleri’ni kitlesel sürgüne göndererek büyük bir insanlık suçuna daha imza attı. Savaş sırasında Nazi Almanyası ile iş birliği yaptıkları iddiasıyla Kırım Türklerine yönelik acımasız bir etnik temizlik başlatıldı. Kırım Tatarları, kadın, çocuk, yaşlı demeden hayvan vagonlarına bindirilerek Orta Asya ve Sibirya’ya sürüldü.
Kırım Türklerinin yaklaşık yarısı sürgün sırasında veya sürgünden sonraki ilk yıllarda açlık, hastalık ve zor yaşam koşulları nedeniyle hayatını kaybetti. Sürgün edilenlerin çoğu, uzun yıllar anayurtlarına geri dönme hakkı elde edemedi. Bu olay, tarihe Kırım Tatar Sürgünü olarak geçti ve Stalin’in baskıcı yönetiminin en büyük insanlık suçlarından biri olarak kaydedildi.

Josef Stalin ve İkinci Dünya Savaşı
II. Dünya Savaşı’nın başında Nazi Almanyası ile saldırmazlık anlaşması imzalayan Josef Stalin, 1941’de Hitler’in Sovyetler Birliği’ne saldırmasıyla Müttefikler safına geçti. Savaş sonrası Doğu Avrupa’yı demir perdeyle kapatan Stalin, birçok ülkeyi zorla komünist yönetim altına alarak totaliter bir rejim oluşturdu.
Ölümünün Ardından Gelen Değişim
Stalin, 5 Mart 1953’te öldüğünde Sovyetler Birliği büyük bir değişimin eşiğine geldi. Ölümünden kısa süre sonra yerine geçen Nikita Kruşçev, Josef Stalin’in politikalarını eleştirerek onun baskıcı mirasını tasfiye etmeye başladı. Stalin, milyonlarca insanın hayatına mal olan bir rejimin lideri olarak hatırlanmaya devam ediyor.
Hatırlanması Gereken Bir Zorba
Bugün, Stalin birçok kişi tarafından bir diktatör, bir zalim ve acımasız bir yönetici olarak anılmaktadır. Yönetimi boyunca Sovyetler Birliği sanayileşmiş olsa da, bu gelişim milyonların ölümü pahasına gerçekleşti. Josef Stalin, tarihin en kanlı liderlerinden biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.
5 Mart 1953, yalnızca bir liderin ölüm yıldönümü değil, aynı zamanda milyonların çektiği acıları hatırlamak için önemli bir tarihtir. Stalin, Holodomor’dan Kırım Tatar Sürgünü’ne, Gulaglardan Büyük Temizlik’e kadar pek çok insanlık suçunun sorumlusu olarak tarihe geçti.
Ölümü Hakkında bir belgesel;