
Ukrayna Savaşı 3. Yılında Neler Yaşandı?
24 Şubat 2022’de başlayan Ukrayna Savaşı, üçüncü yılını geride bırakırken dünya sahnesinde köklü değişimlere neden oldu. Rusya’nın geniş çaplı işgali, Batı’nın Ukrayna’ya verdiği destekle durdurulsa da, savaşın şiddeti ve etkisi her geçen gün artıyor. Başlangıçta hızlı bir zafer hedefleyen Moskova, beklenmedik bir direnişle karşılaştı ve savaş, Avrupa’nın en büyük askeri çatışmalarından biri haline geldi.

Üç yıl içinde 100 binden fazla asker hayatını kaybetti, milyonlarca sivil yerinden edildi ve Ukrayna’nın altyapısı büyük ölçüde zarar gördü. Rusya, Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson bölgelerinin önemli bir bölümünü kontrol etmeye devam ediyor. Ancak Ukrayna da karşı taarruzlarla bazı bölgeleri geri almayı başardı.
Batı’nın ekonomik ve askeri desteği, Ukrayna’nın direncinde belirleyici rol oynadı. ABD ve Avrupa Birliği (AB), Ukrayna’ya toplamda 200 milyar dolardan fazla yardım sağladı. Ancak, son dönemde ABD’deki siyasi gelişmeler, Ukrayna’nın geleceği açısından kritik bir dönüm noktasına işaret ediyor.
Trump’ın ABD Başkanı Olması Ukrayna İçin Ne Anlama Geliyor?
Savaşın üçüncü yılı tamamlanırken en büyük belirsizliklerden biri, ABD’nin Ukrayna’ya yönelik politikalarının değişip değişmeyeceği. Kasım 2024’te yapılan ABD başkanlık seçimlerinde Donald Trump’ın yeniden seçilmesi, Ukrayna açısından riskler barındırıyor. Trump, kampanya sürecinde “Avrupa daha fazla destek vermeli” diyerek ABD’nin Ukrayna’ya yaptığı yardımları gözden geçireceğini ve savaşa doğrudan müdahil olmak istemediğini açıkça dile getirdi.
Bu durum, Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya olan desteğini artırma zorunluluğunu doğurdu. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa’nın artık Ukrayna’nın savunmasını kendi başına finanse etmek zorunda kalabileceğini belirtti ve Ukrayna’ya 3,5 milyar avroluk yeni bir yardım paketinin mart ayında gönderileceğini açıkladı.
Özellikle Fransa, Almanya ve Polonya gibi ülkeler, Trump’ın olası bir yardımı kesmesi durumunda Ukrayna’ya daha fazla destek vermeye hazır olduklarını bildirdi. Ancak uzmanlar, ABD’nin desteği olmadan Ukrayna’nın savaşta avantajını korumasının zor olduğunu belirtiyor.
AB ve NATO’nun Ukrayna’ya Artan Desteği
AB, Trump yönetiminin Ukrayna konusunda geri adım atması ihtimaline karşı, savunma sanayisini güçlendirmek ve silah üretimini artırmak için yeni bir strateji geliştirmeye başladı.

Von der Leyen, “Silah ve mühimmat teslimatını hızlandırmalıyız” diyerek, Avrupa’nın artık kendi askeri yeteneklerini artırması gerektiğini vurguladı. AB’nin 2027 yılına kadar Ukrayna’ya 50 milyar avro hibe ve kredi sağlayacak bir planı devreye soktuğu biliniyor.
Özellikle Almanya ve Fransa, ABD’nin boşluğunu doldurmak için daha fazla savaş uçağı, tank ve insansız hava araçları göndermeyi planlıyor. Polonya ve Baltık ülkeleri ise, Rusya’nın Ukrayna’daki ilerleyişini durdurmak için daha güçlü yaptırımlar ve NATO’nun daha aktif bir rol üstlenmesini istiyor.
Savaşın Üç Yılında Ukrayna ve Rusya’nın Kayıpları
Rusya, savaşın başından bu yana ciddi askeri kayıplar verdi. ABD Savunma Bakanlığı’na göre, Rus ordusunun en az 300 bin asker kaybettiği tahmin ediliyor. Ukrayna’nın kayıpları da ağır; ancak NATO’nun sağladığı gelişmiş silah sistemleri, Kiev’in cephede tutunmasını sağladı.

Öne çıkan savaş kayıpları ve gelişmeler:
• Ukrayna’nın karşı saldırıları: 2023 yazında başlayan karşı taarruz, Ukrayna’ya bazı bölgeleri geri kazandırsa da, beklenen büyük ilerleme sağlanamadı.
• Rusya’nın kayıpları: Özellikle Bahmut ve Avdiyivka cephelerinde, ağır kayıplar verdi.
• Siviller üzerindeki etkiler: BM verilerine göre, savaş nedeniyle 10 milyondan fazla insan Ukrayna’dan göç etmek zorunda kaldı.
• Ekonomik zarar: Ukrayna ekonomisi %30’un üzerinde küçüldü, yeniden inşa için 500 milyar dolarlık bir fon gerekiyor.
Ukrayna Savaşı Üçüncü Yılında Nereye Gidiyor?
Üç yılın sonunda savaş, Rusya için de Ukrayna için de uzun vadeli bir yıpratma savaşına dönüşmüş durumda. Rus ekonomisi Batı yaptırımları nedeniyle darbe alsa da, Çin ve Hindistan gibi ülkelerle kurduğu ekonomik ilişkiler sayesinde ayakta kalmayı sürdürüyor.
Öte yandan, Ukrayna’nın Batı desteğine her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Avrupa ülkeleri, ABD’nin desteğinin azalması durumunda Ukrayna’ya askeri yardımda bulunacaklarını söyleseler de, Trump’ın başkanlığı bu süreci zorlaştırabilir.
Uzmanlara göre, önümüzdeki yıl savaşın seyrini belirleyecek birkaç kritik faktör var:
1. ABD’nin Ukrayna’ya desteğini devam ettirip ettirmeyeceği
2. AB’nin askeri kapasitesini artırıp artırmayacağı
3. Rusya’nın yeni askeri stratejiler geliştirip geliştiremeyeceği
4. Ukrayna’nın 2025 yazında planladığı yeni karşı taarruzun başarılı olup olmayacağı
Avrupa’nın Omuzlarındaki Yük Artıyor
Ukrayna Savaşı, üçüncü yılını tamamladığında belirsizliklerle dolu bir döneme girmiş bulunuyor. Batı’nın sağladığı destek, Ukrayna’nın direncinin anahtarı olmaya devam ediyor. Ancak ABD’de Trump’ın başkan seçilmesi, Batı’nın Ukrayna’ya yönelik stratejisinde köklü değişimlere yol açabilir.
Avrupa, Ukrayna’nın yanında durmaya devam ettiğini söylese de, ABD’nin eksikliğini kapatıp kapatamayacağı önümüzdeki sürecin en kritik sorularından biri.
Savaşın dördüncü yılına girerken, Ukrayna ve Batı dünyası için en büyük sınav, Rusya’ya karşı birlikteliğin ve direncin ne kadar sürdürülebileceği olacak.
Ayrıntılar ;